Ali Ozanemre için
yeryüzü yükünü rahmiyle taşıyan kısrakların tayı
tarlasının ırgatı, ağasının tutması, beyinin yarıcısıydık
el içinde horlandık, yokuşunda zorlandık, darlandık
içimizde; değişsindi yazgı gelecek için, kalktık, düştük
yollara; gurbete, leyli mekteplere boşa mı gittik
zorumuz neydi; herkes toktu biz mi açtık Al’âbi?
hepi topu sömürüsüz bir dünya derdindeydik
ne çoktu hesap soran; oysa hayallerimiz iyilik
barış, güzellik üstüne postallar bastı; acımasız
sorgusuz kapatmalar yargısız infazlar gördük
insanlık leşleri, benzemez zamanlar, zanlar gördük
betonlar arasında çobanaldatan seraplara üşüştük
canım köyler niye uzaktalar gözden gönülden
onlar mı kovdu bizi yoksa biz mi kaçtık Al’âbi?
yetmişime yakın bildim; gençtik, ateştik, geçtik biz
tekrarsız bir oyundan atılmayı bilerek seçtik biz
deniz kenarında balık, dağ başında keklik, iki tek rakı
dalga sesi, kuş sesi, para sesi, yâr sesi fısıldarken
nerelerde mahsurduk, hangi hücrede üşümüştük
okumak, yazmak, düşünmek ama önce hissetmek
hepsi bu; ayaktan başa, yürekten akla suçtuk Al’âbi!






